Hattuşili'nin Vasiyeti
Haber Aboneliği
* Email
İsim 
Abone Ol
 
En Çok Satılanlar

Hattuşili'nin Vasiyeti

Hattuşili'nin Vasiyeti
Ürün Kodu: 085
Ödül Puanı: 0
ISBN : 978-605-9257-07-7
Sayfa Sayısı : 248
Stok Durumu: Stokta var
Boyutlar: U: 13.00 x G: 21.00 x Y: 0.00
Yazar: Ergül Çetin
Fiyatı: 20.00TL
Sipariş:  
   ya da   
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

ERGÜL ÇETİN

HATTUŞİLİ’NİN VASİYETİ

 

BİRİNCİ HATTUŞİLİ’NİN VASİYETİ

 

hitit devletinin ilk kurucusu birinci hattuşili’nin akadça ve hititçe olmak üzere iki dilde yazdırdığı tabletlerin birinde, kuşşara şehrinde hasta yatağında yazdırdığı vasiyetnameden, diğerinde yaptığı savaşlardan söz ediliyordu. vasiyetnamenin bir yerinde haştara adlı karısına şöyle deniyordu: “Cesedimi geleneklere göre yıka. Beni kollarına al ve toprağa ver.”

 

SANA GEÇİCİLİĞİ VERİYORUM

 

sana gençlikle birlikte geçiciliği veriyorum

tenine değip geçen rüzgar gibi hissedeceksin hayatı

yaşadın mı yaşamadın mı anlamayacaksın,

sam yelleri gibi yapraklara değip geçmekten hoşlanacaksın

ardında bir yangın yeri bırakacaksın daima.

 

avucunun içinde tutamayacaksın hiçbir şeyi

ne gençliği, ne yaşlılığı, ne de orta yaşları…

akıntıda yaprak gibi dokunduğun her şeyi

yalnızca bir kez ve bir an yaşayacaksın.

 

gençliğe adımını atar atmaz yaşlanacaksın

kazandığın anda kaybedeceksin bir şeyi

yaşamaya başladığın anda öldürmeye başlayacaksın

dostlarını ve kendini öldürdükçe yaşayacaksın.

 

aynı suda yıkanamayacaksın iki kez,

geri getiremeyeceksin geçen yılların hiç birini

yüreğin tedirgin, üzgün yaşayacaksın

heraklit’i lanetleyeceksin, yalvaracaksın bazen,

kime yalvaracağını bilemeyeceksin.

 

hayatın ayrılmaların ve kavuşmaların

tarihi olacak.

 

 

 

ERGÜL ÇETİN

HATTUŞİLİ’NİN VASİYETİ

 

BİRİNCİ HATTUŞİLİ’NİN VASİYETİ

 

hitit devletinin ilk kurucusu birinci hattuşili’nin akadça ve hititçe olmak üzere iki dilde yazdırdığı tabletlerin birinde, kuşşara şehrinde hasta yatağında yazdırdığı vasiyetnameden, diğerinde yaptığısavaşlardan söz ediliyordu. vasiyetnamenin bir yerinde haştara adlı karısına şöyle deniyordu: “Cesedimi geleneklere göre yıka. Beni kollarına al ve toprağa ver.”

 

BİRİNCİ HATTUŞİLİ

 

XI.

tanrıların bana verdiği hakkı kullandım

yaktım, yıktım, yaşadım ölüm saatime dek,

şimdi kapıda bekleyen ölüm meleğine

bakıp ne kadar ağlasam, yalvarsam boşuna.

 

az sonra gelip kırmızı toprakta serpilmiş

kar altından yenice filiz sürmüş lale soğanı gibi

yarı topraklı, yarı çamurlu, göğüs kafesimin

içinden korunaksız canımı çekip çıkaracak

sarıp sarmalayıp ölüler dünyasına götürecek.

 

uçsuz bucaksız krallığımı başsız

arkadaşlarımı arkadaşsız bırakacak,

bir kralın ne kadar arkadaşı olabilirdi ki

çocuklarımı babasız bırakacak.

 

ondördünde bir çocukken aldığım

ve tatlı sohbetlerine doyamadığım

genç ve güzel karımı kocasız bırakacak,

hayatının baharında dul kalacak.

 

böylece acılar, bekleyişler, savaşlar,

itiş kakış, kargaşa son bulacak

ya da yeniden başlayacak.

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü            İyi

Doğrulama kodunu giriniz: