Kuruk
Haber Aboneliği
* Email
İsim 
Abone Ol
 
En Çok Satılanlar

Kuruk

Kuruk
Ürün Kodu: 026
Ödül Puanı: 0
ISBN : 978-605-5690-48-9
Sayfa Sayısı : 292
Stok Durumu: Stokta var
Boyutlar: U: 19.00 x G: 13.00 x Y: 0.00
Yazar: Turgay Delibalta
Fiyatı: 20.00TL
Sipariş:  
   ya da   
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap

 

Turgay Delibalta, Parlament Mavisi Portakal Dilimleri adlı öykü kitabından sonra, Kuruk romanıyla da okurunun karşısında…

Kuruk, bir özyaşam öyküsü olarak da değerlendirilebilir, ancak bu ülkenin 1970’lerden günümüze uzanan tarihine de ışık tutan, tanıklık eden bir özyaşam öyküsü olarak…

Ama öncelikle kitabın adı neden Kuruk, buna kısaca değinmek gerek.

 

“Alman kontu Brendenburglu George (Dozsa 1514) Macar ve Romanya soylularına karşı savaşan komutandır. Dozsa’yı Macar, Roman, Alman soyluları şişlere takarak öldürürler. Dört parçaya ayırıp, etlerini pişirip askerlerine yedirirler. Onu destekleyen askerlerini ve Haçlı ordularına katılarak savaşmayı reddeden aileleri kılıçtan geçirirler. Geriye kalanlaraysa Macaristan ve Romanya soylularının öç alma hırslarının biraz yatıştığı zamanda alınlarına haç biçiminde yanık işareti (damga) yaparlar.

Bundan ötürü Macar köylüleri, serf ve köleleri kendilerine ‘Kuruk’ demişler. Bu işareti taşıyanlar, Macaristan soyluları ve devlet katında hiçbir alanda, mekânda barındırılmazlar. Bu işaret, Macaristan’daki tek köylü hareketinin anısını canlandırır. Kutsal haç işareti (Kuruk) bir direniş simgesi haline gelir.”

 

Türkiye’nin solcuları, sosyalistleri, devrimcileri Macar serf ve köleleri gibi fişlendiler. Uğruna ölümlere göğüs gerdikleri bu ülkede yaşama olanakları ellerinden alındı. 1514 yılındaki Kuruklar ile 80’li yıllardaki demokrat, devrimci, yurtsever, sosyalist kesimin yazgılarının benzeşmesinden kaynaklanan acının ne derece utanç verici olduğu her geçen gün biraz daha gün yüzüne çıkmakta.

Devrimcileri, demokratları, yurtseverleri, sosyalistleri şişlere takmadılar belki, alınlarına kızgın damga vurmadılar belki; ama askılarda sallandırdılar, işkencelerden geçirdiler, darağaçlarına yolladılar. Hapislerde çürütmeye çalıştılar. Sonra aç susuz, işsiz güçsüz bıraktılar…

Bu arada binlerce kamu çalışanı kapı dışarı edildi, devlet dairelerinde barındırılmadı. Kuruk’un Türkçe karşılığı “fişlenmek” olarak kayıtlara geçti. Bu kayıt işlemi, günümüzde hâlâ ve çok yoğun olarak sürdürülmekte, üstelik daha modern teknolojik aletlerle, yöntemlerle…

Turgay Delibalta, bu romanıyla, dünyanın bütün “Kuruk”larına sevgisini, dünyanın bütün zalimlerine/sömürgenlerine de nefretini bir kez daha haykırmayı görevi bilmiş...

 

 

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü            İyi

Doğrulama kodunu giriniz: